damla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
damla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Gel Hakk’ı Tanı O Sendedir

Ey özünden habersiz, gel Hakk’ı tanı, o sendedir. Gel vücudun şehrine seyret, gör onu sendedir. Nerdedir diye ne şaşkın gezersin zan ile, Gezme her menzili çünkü can mekânı sendedir. Ben ne yüz ile diyeyim ki Hakk senden ayrıdır, Çünkü gözümle görmüşüm Hakk’ın nizamı sendedir. Kudsî bülbül isen başka bir gülistan arama, Seyre çık, Ruh’ul emîn gülistanı sendedir. Yüzün yedi mushaftır, onu iyice oku, Âlim ol o yedisinden, çünkü okuyucusu sendedir. Görünüşün ve sözün, ebedîyen zevali olmayana ait kelâmdır. Halka izah et, çünkü açıklaması ve beyanı sendedir. Ey Nesîmî, kuşların diliyle söyle ki, Bileler Kaf dağının simurgunun yuvası sendedir. Nesimî

İki Cihanda Da Mülk Benimdir

İki cihanda da mülk benimdir görmem onlarda, Gayrım yok ki, fazlını dileyen ve korkan darda. Evvelimden evvel yoktur ki, katılayım ona, Ahirimden ahir yok ki koşayım ona has mânâda. Kemal çeşitlerine nail oldum gerçekten ben, Tümden celaller cemaliyim ancak ben o varda. Sonra… ne kadar görürsen maden, bitki çeşidi, Ve… hayvanatın ünsiyet ettiği huyda, arda. Ne kadar görürsen, unsur ve tabiat cinsinden, Asıldan bir toz, koku, olarak ilk oluşlarda. Ne kadar görürsen, denizlerden ve sahralardan, Ağaç cinsi, ya da tepe başı yüce yukarda. Ne kadar görürsen, manevî suret çeşidinden, Hem de göze hoş gelenin bütünü canlı varda. Ne kadar görürsen, fikir ve hayaldekilerden, Akıldan, nefisten, kalpten ve ne ki var bunlarda. Ne kadar görürsen, meleklere has yapılardan, Ve… neyi ki var İblis ve hempasının nazarda. Ne kadar görürsen, beşerde olan isteklerden, Tabiat icabı, ya da Hak için ihsanlarda. Ne kadar görürsen, önceki ve sonrakilerden, Sonra bir kavme gitmiş sarılıp da kalmış orda. Ne kadar görürsen, seyid ve seyidlik taslayan, Ve aşık ki, kalmış Leyla’sından esen rüzgârda. Ne kadar görürsen, parlak görünen yıldızlardan, Aden cennetinden, ne hoştur kalmak buralarda. Ne kadar görürsen, sonu gösteren pak ağaçtan, Ve bir zil ki çalar çilenin dolduğu anlarda. İşte… benimdir hep, tümden makamımdır oralar, O değil, tecelli edeniyim hakikatlerde. Düşün, halkın rabbi, hem de onların efendisi, Zatım müsemması tüm isimdir o kalanlarda. Mülk benim, melekut benim, dokurum iş işlerim, Gayb benim ceberut gücümledir kuruluşlarda. Şimdi dikkat et, anlattıklarımın hepsinde ben, Zattan anlattım, Mevlâ’ya kulum her hal ü kârda. Hem fakirim, hem hakirim, düşkünüm ve zelilim, Günahlara esirim, bağlı kaldım hatalarda. Ey saygı değer o Arab-ı kiram ve onlar ki, Sardı onları şaşkınlık, hoş melce olsalar da. Ziyaretinize geldim, suçlarım azığımdır, Şefaatçim de sizsiniz bence umulanlarda. Ey efendim, baştan sona kemal olan yüce zat, Yoluna koşmaya kurbanım işte… yücel orda. Alemlerin şeyhi aşkına, hep şeyhleri için, Bir nur aşkına ki parlar kamilleri sarar da. Selamım size, gecenin ve gündüzün tümünde, Eklensin buna geçtikçe zaman tahiyatlar da. Abdülkerim Ciylî

Nefs..




Bu nefsi bir devekuşu gibi farz et, ne yük taşır ne de havada uçabilir. 
Uç dediğin zaman; deveyim der, yük vursan kuş olduğunu söyler!

Feridüddin Attar

Secde..


Yâr olmaz servetinin, sana bir tek kuruşu..
Secde yoksa, bekleme kabirde kurtuluşu. 


(Cengiz Numanoğlu)

Ateşi Aşk..

Ateş De, Aşk Ve Ölüm Gibi . Kimse Kimsenin Yerine Yanmıyor. 
Ve Kimsenin Yangını Kimsenin Yangınına Uymuyor..

-Nazan Bekiroğlu-