Ey güzel isimlerinden birisi de ‘Mü’min’ olan ve kullarına her zaman emniyet va’deden yüceler yücesi Rabbimiz! Biz âciz kullarını da korktuklarımızdan emin eyle.. ihtiyacımız olan şeyleri lutfet.. bizi, ihsan ü atân ile lütuflara boğduktan sonra onlardan mahrum etmek suretiyle cezalandırma... Allahım! Senden hoşnutluğunu talep ediyoruz. Bir kere ‘Ben sizden razı oldum’ dedikten sonra, ne olur daha bize gazabınla muamele etme.. hâdiselerin mahiyet-i nefsi’l-emriyelerine muttali olabileceğimiz şekilde gözlerimizi hakka’l-yakîn ufkuna aç.. bizi tevekkül ve teslim mevhibelerinle öyle donat ki, sadece Sana karşı mehafet ve mehabet hisleriyle dolalım; dolalım da Senden başka hiç kimseye karşı bir korkumuz olmasın.. başka yerlere değil, sadece Senin ulu dergâhına yönelelim ve başka kapılarda değil yalnızca Senin kapında dilencilikte bulunalım. Ya Râb! Senin hududu olmayan merhametine sığınıyor ve “bazı yüzlerin ağardığı, bazılarının da karardığı” o dehşetli mahşer gününde bizi yüzü ağaranlardan eylemeni ve ebrar ve mukarrebînin seyyidi olan Efendiler Efendisi’nin sancağı altında biraraya gelen dostlarının arasına almanı diliyoruz.
Amin..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder